Ruh…
Bende anlamını asla yitirmeyecek bir kelime varsa,ruh olmalıydı bu kelime...ruhun inceliğini keşfetmek ve en önemlisi de belki,her ruhun ne istediğini bilebilmek.her ruh özgürlük ister!özgürlük ve ruh anlam kazanır, güzel ya da çirkin bedenlerde,hücrelerde..Unutulmaması gereken tek düşünce ise,hiçbir ruhun başka bir ruhta anlam kazanayamayacağıdır belkide…
Ruh ve kanun…
Bribirinden bağımsız iki anlam…Biri tutsaklık diğeri sınırsızlıklar ülkesi…her ikisine anlam kazandıran bir adam!...
‘’en büyük Mon…u!
Senin gökyüzündeki ruhunu kutsmaktan ötürü şeref kazanırsam,ne mutlu bana!
Ya siz,ey aklın,gerçeğin sessiz ve kimseyle konuşup görüşmeyen bekçileri!size de sevinç ve mutlluk verebilirsem,ne mutlu olurdum!insanlık savunucularının sesini duyurmakta etken olan istek ve heyecanı,duyarlı ruhlara üfleyebilsem dünyalar benim olurdu!...
İnsanlığın kutsal haklarını savunan ve yenilmez gerçeğin tarafını tutarak,sesimi yükseltmekle,zulmün ve bazen de aynı derecede tiksinç bilgisizliğin pençesinde çırpınan kara yazgılı kurbanlardan birkaçını çekip kurtarabilirsem,bunlardan sadece bir tek günahsızın duaları ve döktüğü sevinç gözyaşları bile,bütün diğer insanların haksız suçlamalarına ve acı hareketlerine karşı beni yatıştırır ve avuturdu!’’
not:louisiana lı vahşiler acıktıkları zamn ağaçları köklerinden kopararak beslenirlermiş.hükümet te vahşiler gibidir die düşünüyorum artık.ruhsuz bir yaşama itilen ruhsuz makinalar olmaya hazırız evet!!! ...tapılası insana teşekürler...MO....U