Öyle bir suçluluk duygusu var ki bende,yemediğim yemeğin kalbinin kırıldıgını düşünerek tabağımda bırakır ve yaklaşık 2 saat sonra onun gönlünü almaya çalışabilirim.Böyle yaşamak hiçte kolay olmuyor elbet.yaşamayı becerebilenlerin önünde donup kalıyorum.Yani merak ediyorum insanlar nasıl oluyorda yaşamayaara vermek istemiyorlar.Bana gelince,ara vermek bir yana,yaşamak isteyip istemediğimi düşünüyorum bazen tamam tamm çoğu zaman.böyle bir saplantım-ya da karalılığım hiç olmadı.ama kendimi dünya için paha biçilemez bir hediye olarak görmekten de alıkoyamıyorum aslında.Soğuk makarna gibiyim,ne dünyaya zarar vermek istiyorum ne de yarar sağlamak gibi önlenemez bir isteğim var.Var olmak mı?o kadarada heyecanlı gelmiyor bana.buna karşılık ,yok olmanın da anlamlı bir yanını göremiyorum.Tavşan boku gibiyim yani bir bakıma;kokmaz bulaşmaz.sizin anlayacağınız ,eğer ölümü anlamlandıran yaşadığınız sürece yaptıklarınızsa,pek şansım yok…:)