31 Mayıs 2011 Salı

merkezcil yaşamlar!

Boş işleri hep sevdim ben.nedendir bilinmez boşluktaydım her daim..boş olmamdandır bu kelimeye bu kadar baglanmam.ama dolu insanlarıda gördüm hayatım boyunca ve hep nefretim olmuştur onlara karşıda..bilgi yüklemeyi başaramam insanlara.mesela kitap okumayı ele alalım.dolu insanlar dünya klasikleri okurken ben dinden nasıl sogurumu araştırıyordum ve başkalarının cümlelerini asla sahiplenemedim.kitapta anlatılanlar beni cezb etti çoğu zaman. ama o ihtişamlı cümleler ben yapamadı beni..lise yıllarım geldi aklıma.okulda hep bilen insanlar vardı ve bugun bindigim servisteki 3 kadın..en aktif olanı şikayet ediyordu erkek arkadaşından.''nasıl izin vermez ya ödp binasına gitmeme'' die haykırıyordu resmen.ödp yi savunan bu kadın üzülmüştü ama elindende bir şey gelmiyordu!!dğierleri de,''haklı ama sevgilin bebeğim yaa,çocuk seni düşünüyor’ diyerek onaylıyorlardı erkek arkadaşın dediklerini..ey dolu nitelikli insan..ey kendini dışarıda her şeyi bilirim die afra tafra yaparak anlatan,bildigi iki cümleyi süsleyerek insancıklara sunan mükemmel üstü varlıklar..madem bu kadar çok istiyorsunuz gitmeyi ne die dinlersiniz yarım akıllı  o sevgililerinizi. 
        İşte kadınlar burada kaybediyorlar sanırım.''erkek o ama yaaa''dierek avutuyorlar kendilerini ve erkekleri yüceltmeye tam da kendi isteklerini yok ettikleri noktada başlıyorlar..bazı kadın türevleri vardır birde’olsun ama yaa ben mutlu oluyorum.çünkü o mutlu''demeleri yok mudur ey yüce insan madem sen onun mutlulugu ile mutlu olmayı başarıyorsun birazda adam senin mutlu olacagını düşünerek mutlu olsun ne dersin!!..hayır arkadaşım sizin yüzünüzden bizde yanıyoruz sonra…''bak A nın sevigilisi'' dierek başalyan cümlelerden oluşuyor her muhabbet bir süre sonra.
Hayatının merkezinde olmak ya da olmamak..izledigim insanlarda hep hayatlarının merkezlerine almışlar birbirlerini.ama hepsi üzgün ve hepsi ümitvar;birgün ilişkilerinin düzeleceğine,mutlu olacaklarına dair.
       Üzgünüm sizin adınıza iyimser insanlar!o mutluluk siz kendinizi kaybetmeye başladıgınız, mutlulugunuzu başka insanlarda,başka konuşmalarda ve farklı bedenlerde aramaya başladıgınız anda sizleri terk etti…hep nankördünüz.ama kendi nankörlügünüzü üstlenemeyecek kadar cesaretsiz…güçsüzdünüz evet!bunu söylemem gerekti artık üzgünüm.''eleştirmek'' kelimesi sizler için var edilmiş en ihtişamlı kelime ve bunu alın saklayın koynunuzda..birgün gerçek olmayı amaçlar ve mutsuzluktan(kendi isteklerinizi yok ederek) mutlu olunamayacagını anlarsanız ihtiyacınız olacak ve işte o an günah kadar unutulmaz kılacaksınız yaşamlarınızı…Ve mutlu..