yoktum ben.insanlara ait kılınamıyordum.olmuyordu işte.ilkokulda aldığım ayakkabıarımla dalga geçen çocuk neredeydi şimdi?ya da yıldızı pembeye boyadığımda ''yıldızlar asla pembe olmaz''diyen hocam benden sonra kaç kişiye daha aynı cümleyi kurmuştu?
evet ben kimseye ait kılınmadım.sahiplenemedim de kimseyi.kendi ruhuma bile sadık kalamazken başka bir bedene sadık kalmak saçmaydı zaten.ama hep düşündüm.hep kaybettim birilerini.en sevdiklerim oldu bunlar elbet.her kaybettiğim varlık içinse,sadece bir damla çakıl taşı akıttım gözlerimden.hep heyecan duydum ve insanlar bu kadar heyecan duymamın anlamsız olduğunu söylediler.üşüdüm o an'larda.ama gizlemeye çalıştım.nefesim kesildi bazen ama gizlemeye çalıştım.paramın hiç olmadığı dönemlerde hediyeler aldım.aptal olduğum kanısına vardılar.saçlarımı kestirdim izlediğim filmden etkilenerek ve anlamsız buldular davranışımı.kırmak istemedim ben kimseyi ama hep kırıldım belkide.söylemedim kırıldığım anlarda.hiç üzülmediğimi düşündüler benim için.oysa ben bedenimin her bir hücresinden çakıl taşları fırlattım.konuştular.daima dinledim.sıkılmadımda.ama sustuğumda hep aptal yerine koyuldum.belki de aptaldım.sonra sessizce çıkmak istedim hayatlarından.düzenlerini yok etmemeliydim.Ve terk edenin ben olduğumu söylediler..oysa terk edilen hep bendim ama üstlendim bu suçlamayı.kızmadım.