7 Haziran 2011 Salı

Ormandaki namus

Ve ben ilk defa ağlıyordum tekrardan.saat 18 30 du.dışarıda kalmıştım.adama boş konuştugunu düşünerek ''haddin olmayan konuşmalarda bulunma''diye haykırıyordum ve çalan telefonuma baktığımda,uzun zamandır görüşmedigim bir arkadaşımın olduğunu gördüm.bilirsiniz bazı arkadaşlar vardır hani uzun zaman görmemek sorun degildir..bu arada hiç dostum olmadı zaten.
5 kişi diye başlayan cümleyle irkildim önce..sonra tepkisizlik sendromum başladı ama kendime gelmem ve cümleyi düşünmek istemeyişim 3 snye içerisinde gerçekleşti...
...sonra telefon kapandı ve ben kendimi kaybetmek istedim.yok olmak.''dünyaya gelmişlik oyunu oynuyorum sadece,aslında ben dünyada değilim''diyordum kendime…idealler,hayaller ve istekler hepsinden vazgeçtim sonra..ne içindi ideallerim ve ne içindi arzuladıklarım..
Eve girdiğimde okumaya başladığım mizah dergisinde''gençleri cinsel filmlerden uzaklaştrımak için böyle bir uygulama getiriyoruz.''diyen sevgili büyüklerimizden birinin sözleri,dünyada oldugumu tekrardan hatırlattı bana.filmleri engellemek,kitapları toplatmak ve bunlarla yetinmeyerek kitaplardaki bazı bölümleri yok edip tekrar basımını gerçekleştirmek..böylece istenen standart insanı oluşturmak..hani yaratmak Tanrı ya aitti!!!standart insanı elde ediyoruz evet..cinselliği ormanda iz bırakmadan yaşayan ve yaşatan standart insanlar..ve tabiî ki namus elçileri olduklarını unutmamak gerek bunların.neden mi?çünkü kimsenin ahlakını bozmadan,hayvani isteklerini porno film izlemeden gerçekleştirebilen,çıkan yasaklara uyum saglamalarında hiçbir problem bulunmayan ve en önemlisi porno sitelere girmemelerinin taktire şayan bir hareket olduğu kabul edilen bu insaları bizde buradan kutluyoruz elbet!!!

Ama unutmadan.cinsellik yok edilemez ve siz görünürde yok etsenizde görsellikleri,bir kadının 5 penis tarafından vajinasına girilmesini yok edemeyeceksiniz.sizin tabirinizle sevgili büyüklerim;namusu yok eden cinsellik olsaydı eğer zaten sizin zihniyetiniz ortaya çıkmamış olurdu ve bir kadını yok edebilecek 5 penisle tanışması bir gece vakti,en saf kelimeyi kalbinde ve tüm siyah,karanlık hücrelerinde hissederken gerçekleşmezdi!!!

6 Haziran 2011 Pazartesi

...


Orgazm olmuş ilişkiler..ne kadar tahrik edici gelsede aslında insan yaşamını basitleştirmenin en kolay yoludur orgazm..maksimum yarım saatle sınırlı olan ülkemizde bu yarım saat için neler yapılmaz neler planlanılmaz ki..insanların farklı orgazm türleri vardır bilirsiniz elbet.bazı kadınlar tanırım begenilmek yeterlidir gün boyu orgazm hissi yaşayabilmeleri için..ya erkekler! en az kadınlar kadar tahrik edici bulurlar begenilmeyi..
Zaman sa beni tahrik eden tek unsur çogu zaman..tahrik etmek kelimesi cinselligi simgelesede bende farklı anlam kazanıyor..kışkırtıcı ama korkutucu bir boyutta varlğını hissediyorum kulak mememin hemen altında,boynumdan,küçük ve  çelimsiz  omuzlarıma  inen orta nokta da tahrik edici bir 
 kelime...
Zamandaki orgazm! 



not:başlık bulamadıgım içindir üç nokta koymam..işin gizemine büründügümü düşünmeyin sayın okurlar.orgazmda gizem olmaz:)

31 Mayıs 2011 Salı

merkezcil yaşamlar!

Boş işleri hep sevdim ben.nedendir bilinmez boşluktaydım her daim..boş olmamdandır bu kelimeye bu kadar baglanmam.ama dolu insanlarıda gördüm hayatım boyunca ve hep nefretim olmuştur onlara karşıda..bilgi yüklemeyi başaramam insanlara.mesela kitap okumayı ele alalım.dolu insanlar dünya klasikleri okurken ben dinden nasıl sogurumu araştırıyordum ve başkalarının cümlelerini asla sahiplenemedim.kitapta anlatılanlar beni cezb etti çoğu zaman. ama o ihtişamlı cümleler ben yapamadı beni..lise yıllarım geldi aklıma.okulda hep bilen insanlar vardı ve bugun bindigim servisteki 3 kadın..en aktif olanı şikayet ediyordu erkek arkadaşından.''nasıl izin vermez ya ödp binasına gitmeme'' die haykırıyordu resmen.ödp yi savunan bu kadın üzülmüştü ama elindende bir şey gelmiyordu!!dğierleri de,''haklı ama sevgilin bebeğim yaa,çocuk seni düşünüyor’ diyerek onaylıyorlardı erkek arkadaşın dediklerini..ey dolu nitelikli insan..ey kendini dışarıda her şeyi bilirim die afra tafra yaparak anlatan,bildigi iki cümleyi süsleyerek insancıklara sunan mükemmel üstü varlıklar..madem bu kadar çok istiyorsunuz gitmeyi ne die dinlersiniz yarım akıllı  o sevgililerinizi. 
        İşte kadınlar burada kaybediyorlar sanırım.''erkek o ama yaaa''dierek avutuyorlar kendilerini ve erkekleri yüceltmeye tam da kendi isteklerini yok ettikleri noktada başlıyorlar..bazı kadın türevleri vardır birde’olsun ama yaa ben mutlu oluyorum.çünkü o mutlu''demeleri yok mudur ey yüce insan madem sen onun mutlulugu ile mutlu olmayı başarıyorsun birazda adam senin mutlu olacagını düşünerek mutlu olsun ne dersin!!..hayır arkadaşım sizin yüzünüzden bizde yanıyoruz sonra…''bak A nın sevigilisi'' dierek başalyan cümlelerden oluşuyor her muhabbet bir süre sonra.
Hayatının merkezinde olmak ya da olmamak..izledigim insanlarda hep hayatlarının merkezlerine almışlar birbirlerini.ama hepsi üzgün ve hepsi ümitvar;birgün ilişkilerinin düzeleceğine,mutlu olacaklarına dair.
       Üzgünüm sizin adınıza iyimser insanlar!o mutluluk siz kendinizi kaybetmeye başladıgınız, mutlulugunuzu başka insanlarda,başka konuşmalarda ve farklı bedenlerde aramaya başladıgınız anda sizleri terk etti…hep nankördünüz.ama kendi nankörlügünüzü üstlenemeyecek kadar cesaretsiz…güçsüzdünüz evet!bunu söylemem gerekti artık üzgünüm.''eleştirmek'' kelimesi sizler için var edilmiş en ihtişamlı kelime ve bunu alın saklayın koynunuzda..birgün gerçek olmayı amaçlar ve mutsuzluktan(kendi isteklerinizi yok ederek) mutlu olunamayacagını anlarsanız ihtiyacınız olacak ve işte o an günah kadar unutulmaz kılacaksınız yaşamlarınızı…Ve mutlu..

21 Mayıs 2011 Cumartesi

belkide(!)

           Unutulmayacaksın dierek başladı yalanlar..Kim unutulamayacak kadar içten olabilirdiki hayatta?Zaman mıydı tek unutulmayan?Yoksa zamana sığınmış, gitmek istemeyen arzular ve istekler miydi..

        Deniz kıyısındayım demişti.Oysaki aklıma gelen deniz olmamıştı cümleyi okudugum ve beynime zuhur ettiği anda!

      Bakamam yazı yazarken bir önceki satıra.Korkutur her kelime.Korkağım demeliydim aslında...Tek bir cümlede her şey olabilridim aslında.Bazen tek bir kelime de belkide...Ölümden bile korkmazken artık nasıl korkak olabilirdim ki?Ölüm en büyük günah olmalı insana vaad edilen..Peki neden koşar insanlar bu günaha?Konuşuldugunda günah için tek bilinen kötü oldugudur.Öyleyse insan günahtan var edilmiştir ve günah aslında onları besleyen hava,su gibi vazgeçilmez bir yaşam tarzıdır..Ve iyi insan yoktur günahı yok eden..Günahlarıyla anlam kazanır her beden ve günahlarıyla canlanır her ruh başka bir ruhta ve bedende..zamn doldu ve günaha gitmem gerek..hiç olmadıgım kadar istekli ve hiç olmadıgım kadar büyük bir arzu ile..tabiki en saf günahı işlmek için yaşadığımı belirtmeme gerek duymuyorum…
...