4 Haziran 2012 Pazartesi

Paranoid insanlara tahammül yok.hep ben diyebilme bencilliğinde bulunup asla kendileri olamayan insanlar belkide yok edilmeli toplumdan.o zaman da insan kalmazdı sanırım evrende.her birimiz bencillik ile dünyaya sunulan varlıklar olduğumuzdan doğmuş olabilir mi ''tahammül''kelimesi.belki.bir önceki cümlemi destekleyici cümleler ile devam etmek isterdim.ama şimdi sabahtan beri sadece kedi sütü kadar süt ile idare etmeyi başarmış mideme zaman ayırıp daha sonra devam etme sözü veriyorum beyin hücrelerime.see u canlar ;)

2 Haziran 2012 Cumartesi

What I Mean

yoktum ben.insanlara ait kılınamıyordum.olmuyordu işte.ilkokulda aldığım ayakkabıarımla dalga geçen çocuk neredeydi şimdi?ya da yıldızı pembeye boyadığımda ''yıldızlar asla pembe olmaz''diyen hocam benden sonra kaç kişiye daha aynı cümleyi kurmuştu?
evet ben kimseye ait kılınmadım.sahiplenemedim de kimseyi.kendi ruhuma bile sadık kalamazken başka bir bedene sadık kalmak saçmaydı zaten.ama hep düşündüm.hep kaybettim birilerini.en sevdiklerim oldu bunlar elbet.her kaybettiğim varlık içinse,sadece bir damla çakıl taşı akıttım gözlerimden.hep heyecan duydum ve insanlar bu kadar heyecan duymamın anlamsız olduğunu söylediler.üşüdüm o an'larda.ama gizlemeye çalıştım.nefesim kesildi bazen ama gizlemeye çalıştım.paramın hiç olmadığı dönemlerde hediyeler aldım.aptal olduğum kanısına vardılar.saçlarımı kestirdim izlediğim filmden etkilenerek ve anlamsız buldular davranışımı.kırmak istemedim ben kimseyi ama hep kırıldım belkide.söylemedim kırıldığım anlarda.hiç üzülmediğimi düşündüler benim için.oysa ben bedenimin her bir hücresinden çakıl taşları fırlattım.konuştular.daima dinledim.sıkılmadımda.ama sustuğumda hep aptal yerine koyuldum.belki de aptaldım.sonra sessizce çıkmak istedim hayatlarından.düzenlerini yok etmemeliydim.Ve terk edenin ben olduğumu söylediler..oysa terk edilen hep bendim ama üstlendim bu suçlamayı.kızmadım.

29 Mayıs 2012 Salı

''ölüm''kelimesi ne kadar hareketsiz ise,o kadar donuk bir hal içerisindeydim bende.hala yazarken parmaklarımın titrediğini fark ediyorum.sahipsizdim bugun.kendime hükmedemeyecek kadar heyecanlı.korkularımız!bizleri yok edebilecek sihirli kelime.ya varsınızdır hayatta ya da yok.ama en çekilmezi iki kelimeden herhangi biri olamamanızdır.bu böyle devam etmez diyerek ölmeye de karar verebilirsiniz elbet.ama sanırım ben yaşamak kelimesinde huzurlu kılınmayı seçtim..bunun cevabını üç gün sonra kendime itiraf etme sözü vererek soyutluyorum düşünce topluluklarını zihnimden..

27 Mayıs 2012 Pazar

mutluydu.ve göz kapagının rengiydi mutluluk.sade,anlamsız ve kuşkulu.huzurlu olduğunda bile huzursuzdu aslında.düşüncelerine hükmedemeyişineydi tüm kıskançlığı.ya da itiraf etmekten korktuğu yalnızlığınaydı.mutluydu ama.kırmızı ojelerini sürmüş bir kız çocuğu kadar yada mastürbasyonu keşfeden ergenler kadar mutlu.bu kadar basitti işte insanları mutlu kılma çabamız.küçük şeylerde saklıydı sonsuzluğumuz.ama bu ''küçük şeyler''dediğimiz olguları hayatımızdan çıkardığımızda sadece bir beden kalıyordu geriye.ruhtaydı insan.ve bedenin sadece belirli bölgelerindeydi yaşam alanlarımız.boşunaydı paraya olan ihtiyacımız.ve boşunaydı milyonlarca insan arayışımız.sadece kendimizi bulduğumuz ruhtaydı huzur.ve bazen birçok bedene''fuck it''demekteydi belki de kimbilir..

20 Mayıs 2012 Pazar

ilkokul hocam dişleri dökülmekte olan bir canavardı

bazen tatminsizliklerimiz olur hani sonradan fark ettiğimiz cinsten.işte şuanda tam bu cümleyi tanımlayabilecek bir ruh hali içerisindeyim.film izleyeyim,yok en iyisi kitap okumalıyım ya da neyse yemek yesem diye ilerleyen düşünceler topluluğuna hükmedememe.can sıkıcı bu durum.ikilemlerin içerisindeki bedeniniz sadece oturarak yorulmakta ve siz hala ne yapmak istediğinizi bilemeden düşünmeye devam etmekteyseniz,ıhlamur çayı için.Ve hemen uyuyun.gözlerinizi canavar görmekten korkan çocuklar kadar sıkı kapatmayın ama.canınız yanar.tüm uyarımın sebebi canavarların olmadığını anlatmak değil.keşke olsalardı belki de.ben ilkokul hocamın pembe yıldız yaptığımda kızdığı rengi seçerdim yine.pembe.en son o zaman kız çocuğu olmuştum ve sonra sevmedim pembeyi..aslında pembeye degildi düşmanlığım.dişleri dökülmekte olan adamın,yaptığım yıldızı reddedişineydi.Ve evet benim ilkokul hocam dişleri dökülmekte olan bir canavardı.

1 Mayıs 2012 Salı

kalbin çakıltaşı fırlattığı an'lar vardır elbet

Hayaller kuarrasınız ve yaşama ideolojileri üzerine kuramlar.yaşarsınızda mesela birçoğunu.anszın gelişen olaylardır aslında insanı en ileriye götüren.ne sunulacağını bilmeden yola çıkmak mutluluk.aynı zamanda yok olmak.siz konuşursunuz karşıdaki dinler ve anladığını belirtir gün boyunca.sonra kurulan cümlelerdeki dünyalar yıkılır.siz sessiz kalırsınız.anlamadığınızı düşünürler.oysaki yaşamak sadece sen olmak oldugu içindir susmak.ve sessizlik,dünya kadar sessizliktir o an kendinize sunabileceğiniz mutluluk..